Sevgili Bild, gözlerinden öperim!
Posted on | April 27, 2010 |
(Atina’daki bir sokakta duvar yazısı: Krizden çıkabilmemiz için patronları kurban etmemiz gerekiyor!)

Yani şu Almanlar sizce de fazla kasmadıklar mı Yunanistan’a yardım edecekler diye!!.. Tamam elbette birileri yatarken ya da kendi hataları yüzünden çıkmaza sürüklenirken kimse bunun yükünü çekmek zorunda değil.. Tıpkı insan ilişkilerindeki gibi.. Ama madem bir ailesin (Avrupa Birliği’nin üyesisin), paşa paşa yardımını edeceksin.. Hayır verecekleri iki kuruş için (ehehe abartmıyım elbette önemli bi para da, farz-ı misal) süründürdükçe süründürdükleri yetmiyormuş gibi şimdi de Alman medyasında açıkçası bana Yunanistan’ın içinde bulunduğu durumla ilgili olarak oldukça yanlış göstergeler üzerinden gidiliyormuş hissiyatı uyandıran “anti-yardım” propagandası başladı..
Şöyleki; Alman Bild gazetesi belli ki bizim tabirimizle “acar muhabir”lerinden birini Atina’ya yollamış, krizi yerinde gözlemlemesi için.. Adam gelmiş yazmış “Yahu bunlarda uzolar lıkır lıkır gidiyor, 100 eurolar havalarda uçuşuyor, insanlar içmeye eğlenmeye devam ediyor, Yunanistan krizde falan değil”…
Sizce de burada tam anlamıyla bir perspektif kayması yok mu??
Bunu hepimiz biliyoruz, kriz “ortadireğe” dokunur. Hatta kriz, eğer biraz da kurnazsa zengini daha da zengin kılabilir, ihya edebilir.. Aylarca Atina’daki protestoları takip ettik, kamu işçileri, doktorlar, öğretmenler, herkes ama herkes sokaklara döküldü.. Kemer sıkma önlemleri hala tartışılıyor, neden? Çünkü hırslı küresel speklüatörlerin, para babalarının marifetlerinin yükü yine vergi mükellefinin sırtına kaldı. Üstelik ülke iki ay içinde devasa yabancı finansman bulmak zorunda.. Tahvil ihraçları şimdilik başarılı gidiyor.. Amaa nasıl?? Yüksek faizle babam da tahvil satar.. Faizler tavan yapıyor, Atina yüklü maliyetlerle borçlanıyor. Bunun ucu sonu açık.. Ne olacak, bu yükleri de finanse etmek için bir posta daha kemer sıkma programları gündeme gelecek..
Şimdi derdim şu;
Yahu kemer sıkan zaten orta direk
kelli felli göbekli para hırsından gözleri dönmüş spekülatörleri vergileri ile finanse edecek olan yine orta direk
Atina’nın gece hayatında akan uzolar, harcanan yüzlerce eurolar nasıl olur da Yunanistan’da kriz olmadığı şeklinde yorumlanabilir?? Türkiye’de de çok krizler gördük. Ne zaman Reina’ların ya da gece klüplerinin boşaldığını top attığını hissettik ki? Parasını har vurup harman “savurabilen” yine savurdu.. Hem üstelik Reina Meina Zeina insanlarının yüzde kaçının sabah 9-akşam 6 çalışan, ssk priminin yatıp yatmadığı derdinde olan “ortalama halk” ya da “orta direk” olduğunu söyleyebilirz ki?
Kısacası Yunanistan’daki krizi incelemek için bir avuç kalburüstü insanın gece eğlencelerinden yola çıkan Bild’i can-ı gönülden tebrik(!!) ediyorum..
Küçük bir not; 1929 Büyük Buhran’da biliyorsunuz Charlie Chaplin filmleri patlamıştı, tam da o dönem.. Geçen bir haber araştırırken dikkatimi çekmişti resesyon dönemlerinde mesela ruj satışları da patlayabiliyor.. Tamamen krizde tüketicinin kendi kendine yarattığı bir “terapi” etkisi desek yeridir. Bunu da hesaba katarsak bütün göstergeleriyle krizde olduğu aşikar olan Yunanistan için “yok ya bunlar krizde değil” diyen zihniyeti yanacıklarından sıkar, gözlerinden öperim canım benim!!!!
Comments
Leave a Reply